OBSESİF VE KOMPULSİF KAVRAMI

Obsesyonların (saplantı) ya da kompulsiyonların (zorlantı) olduğu genellikle dönemsel değişen ve tekrarlayan, kişinin işlevselliğini etkileyen bir bozukluktur.

OBSESİF VE KOMPULSİF KAVRAMI

Obsesyon; istemsizce gelen kişiyi rahatsız eden bilinçli şekilde bahşedilemeyen, sürekli tekrarlayan düşünce ve dürtülerdir. Kişi bunların farkındadır fakat çoğu zaman mantığına ters düşer ve kabul edilemez.

Kompulsiyon; genellikle obsesif düşüncelerden kaynaklanan ve bu düşünceleri bastırmak için ortaya çıkan, kendini yapmaktan alıkoyamadığı davranış ve düşünceleri vardır. Zorlantı davranışlar kısa süreli rahatlama sağlar fakat zamanla kişinin kendisini daha kötü hissetmesine neden olur. Çoğu kişide obsesyon ve kompulsiyon birlikte görülür. Kişi tarafından mantıksız bulunur ve bununla direnmeye çalışır. (Öztürk, O. ve Uluşahin, A, 2011)

Obsesyonlar ve kompulsiyonlar kişinin zamanının boşa geçmesine sebep olur. Sıklıkla kişinin günlük işlerini, mesleki, eğitimle ilgili düzenini ve sosyal hayatının bozmaktadır.

Obsesif Kompulsif bozukluk obsesyon veya kompulsiyonlar ile oluşan ruhsal bir hastalıktır. Obsesyon veya saplantı kendiliğinden bilinç alanına giren, yineleyici ve tekrarlayıcı, sıkıntı yaratan, kişinin saçma ve mantıksız gelen düşünce, dürtülerdir. Kompulsiyonlar genelde bir obsesyonu bastırmak için belli kurallarla yapılan eylemlerdir. Obsesif-kompulsif bozukluk DSM-4 te ve ICD-10’da bunaltı bozuklukları içinde yer alırken, DSM-5’te Obsesif-kompulsif bozukluk ve ilişkili bozukluklar olarak ayrı bir tanı altında yer almıştır. Bunun nedeni OKB’nin klinik semptomları ve patofizyolojik düzeneklerin bunaltı bozukluğundan farklı olmasıdır. OKB’si olan kişi genellikle obsesyonlarının anlamsızlığının farkındadır ve obsesyonlarını ve kompulsiyonlarını ego’ya uyumsuz yaşar. Obsesyonlar zaman kaybı olarak nitelendirilebilir çünkü kişinin normal hayatını, mesleki işlevlerini, sosyal aktivitelerini, arkadaş ve aile ilişkilerine önemli derecede engelleyebilir.

DSM-5, obsesif kompulsif bozukluk tanısı için obsesyon ve kompulsiyonların varlığını, obsesyon ve kompulsiyonların danışan tarafından aşırı ve anlamsız olarak değerlendirmesini, danışanın bu davranışları nedeniyle çok zaman harcamasını, sıkıntı yaşamasını, sosyal işlevselliğini olumsuz etkilemesini, saplantı ve zorlantıların başka bir psikolojik sıkıntının düşünce içeriğiyle sınırlı olmamasının ve semptomların bir maddenin ve ya herhangi bir tıbbi durumun sonucunda ortaya çıkmış olmamasını şart koşmaktadır.

Bu psikiyatrik bozukluğun yaygın olarak üç türde seyrettiği belirtilmektedir:

  1. Kişinin ya kendisine ya da başka kişilere zarar verebileceği ile ilgili saplantılı düşünceler.
  2. Kirlilik ve bulaşıcı hastalıklarla ilgili düşünceler. Genelde temizlik takıntısı olarak kullanımı da yaygındır.
  3. Tekrar eden kuşkucu düşünceler (Cüceloğlu, 2007).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir