Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2018/1592 E. ,  2018/4629 K. Karar İncelemesi

  1. Hukuk Dairesi 2018/1592 E. ,  2018/4629 K.

 

1.OLAY

Davacı vekili, davacının 01.10.2013-18.07.2016 tarihleri arasında davalı kurumda uzman yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17.ve 18.maddeleri kapsamında feshedildiğini, fesih yazısında davacının hizmetine ihtiyaç duyulmaması gerekçesinin ileri sürüldüğünü belirterek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, 15/07/2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü nedeniyle kurumca tedbirlerin alındığını, süreç sonrasındaki olağanüstü durumlar göz önünde bulundurularak mevzuatın değerlendirildiğini ve insan kaynakları politikaları oluşturulduğunu, 1 Nisan – 15 Temmuz 2016 tarihleri arasında bir kısım Borsa personelinin iş akdine son verildiğini, davacının da aralarında bulunduğu 51 kişinin hizmetlerine ihtiyaç duyulmaması sebebiyle iş akdinin 18/07/2016 tarihinde sonlandırıldığını, davacının bağlı bulunduğu üst düzey yönetici Genel Müdür Yardımcısı tarafından davacının çalışmalarının verimsiz olduğu bilgisinin Genel Müdürlük makamına iletildiğini, yapılan değerlendirme sonucunda hizmetlerine ihtiyaç duyulmayan 51 personelin iş akdinin feshinin uygun görüldüğünü, hak ettiği ücretler ve ikramiyelerin ödendiğini, davacının iş akdinin alınan işletmesel karar sonucu feshedildiğini, hizmetine ihtiyaç duyulmayan personel ile iş ilişkilerinin sonlandırılma uygulaması, davacının bağlı bulunduğu üst düzey yönetici olan Denetim ve Gözetim Kurulu Başkanı tarafından verimsiz bulunması ve de 15/07/2016 tarihinde gerçekleşen darbe teşebbüsü sonrası olağanüstü durumlar birlikte değerlendirilerek alınan işletmesel karar doğrultusunda davacının da aralarında bulunduğu 51 kişinin hizmetlerine ihtiyaç duyulmaması nedeniyle iş akitlerinin 18/07/2016 tarihinde sonlandırıldığını, hak ettiği ücretler ve ikramiyelerinin kendisine ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

 

2.TALEP 

Davacı vekili, davacının işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

3.KARAR

1.İlk derece Mahkeme Kararı: Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının iş sözleşmesinin milli güvenliğe karşı faaliyette bulunan FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilmek suretiyle feshedildiği, fesih nedenine göre davacının 673 sayılı KHK m.7 uyarınca işe geri alınma talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

2.İstinaf Dairesi Kararı: Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonunda, davacının iş sözleşmesinin hizmetine ihtiyaç duyulmaması nedeniyle feshedildiği, fesih sebebinin açık ve kesin olmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili olduğu gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğinin belirtilmemesi nedeniyle feshin geçerli nedene dayanmadığı, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak feshin geçersizliğine karar verilmiştir.

 

4.GEREKÇE

İşçinin terör örgütü ile bağlantısı, irtibat ve iltisakı var ise fesih haklı veya geçerli nedene dayanacaktır.

Diğer taraftan KHK’lar çıkarılmadan, tazminatları ödenerek davranış, verim veya işletme nedenleri gösterilerek feshedilen işçiler var ve yargılama sırasında terör örgütü ile bağlantıları olduğu savunulup, bu kişiler hakkında soruşturma başlatılmış ise 667 sayılı KHK.’ın 4/2 maddesindeki ” daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler” hükmü nedeni ile işe iadelerine olanak bulunmamaktadır. İşe iadesini etkilediği için açılan soruşturmanın sonucu beklenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece davacı hakkında soruşturma bulunduğundan, ceza soruşturmasının sonucu beklenmeden karar verilmesi hatalıdır.

  1. HUKUKİ SORUN

Bu davadaki hukuki sorun, davacının iş yerinden geçerli bir neden olmadan iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesidir. İş Kanununda belirtilen şartları taşıyan işçilerin haklı veya geçerli bir neden olmadan iş sözleşmeleri feshedilemez.

 

  1. SORUNU ÇÖZECEK İLGİLİ KANUN MADDELERİ

4837 Sayılı İş Kanunu Madde 18:

Madde 18 – Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Bekletici sorun

MADDE 165- (1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.

(2) Bir davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması başka bir davanın veya idari makamın çözümüne bağlı ise mahkeme, ilgili tarafa görevli mahkemeye veya idari makama başvurması için uygun bir süre verir. Bu süre içinde görevli mahkemeye veya idari makama başvurulmadığı takdirde, ilgili taraf bu husustaki iddiasından vazgeçmiş sayılarak esas dava hakkında karar verilir.

 

  1. DEĞERLENDİRME

4837 sayılı İş Kanunu’na Madde 18: Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.

İşçi bu şartları taşımaktadır. Terör örgütü üyeliğinden dolayı iş sözleşmesi feshedilmiştir. Mahkeme de terör örgütü üyeliğinden dolayı işçinin işe iade talebini reddetmiştir. Ancak işçinin teör örgütüne üyeliğine dair ceza yargılaması devam etmektedir ve işçinin üye olup olmadığı henüz kesinleşmemiştir. Bu nedenle birinci derece mahkemenin verdiği karar hakkaniyetli bir karar olmamıştır.

Yargıtay da HMK m. 165’e uyulması gerektiğini, ceza mahkemesindeki davanın bekletici mesele sayılmasını, sonuçlandıktan sonra karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve birinci derece mahkemenin verdiği kararı bozmuştur. Hakkaniyetli bir karar olmuştur. Şayet dava sonucunda terör örgütü üyeliği kesinleşirse işe iadesi reddedilir, fakat kesinleşmez ise o zaman işçinin işe iade hakkı doğacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir